<MMString:LoadString id="insertbar/flash" />
               

               
Tüm resimler >>
inzar cd'sini indir >>

71.Sayı - 01.08.2010
70.Sayı - 01.07.2010
69.Sayı - 01.06.2010
68.Sayı - 01.05.2010
67.Sayı - nisan 2010
Arşiv Listesi >>
Diger Çocuk Bölümleri >>
 
 
7 Eylül 2010
Salı
 
72. Sayı ÇIKTI!
 
Toplam Ziyaretçi : 213667
 inzar Dergisi 62. Sayı İçindekiler
1-Editör'den   
Âlemlerin Rabbi olan Allah’a gereğince hamd olsun. Kulu, elçisi, müminlere rehber olan Muhammed Mustafa aleyhisselatu vesselama, pak ailesine, ashabına ve kıyamete dek bu yolun takipçilerine salât ve selam olsun!
1400 yıl önce Mekke’de doğan vahiy güneşi kâinatı ve insanlığı aydınlatmaya devam etmektedir. Tarihte olsun günümüzde olsun dünyada taraftar bularak kitleleri arkasından sürükleyen, yeryüzünü kasıp kavuran fikir ve ideolojiler olmuşsa da kısa bir süre sonra tarihin çöplüğündeki yerlerini almışlar.
2-SORUMLULUKLARIMIZI, ANCAK DOSDOĞRU OLMAKLA YERİNE GETİREBİLİRİZ   
Rabbimiz bazen geçmiş kavim ve peygamberlerin kıssalarıyla, bazen tehdit ve korkutmayla, bazen müjdelemeyle, bazen peygamberlerin dilinden dualarla, yani çok çeşitli vesile ve sebeplerle insanları ve Müslümanları tekrar tekrar doğru düşünmeye, hakka inanmaya ve doğru anlayışı benimsemeye davet etmiştir. Yüce Allah, emir ve nehiylerinin, kendi çizdiği çerçevede yerine getirilmesi için, Kur’an-ı Kerim’in birçok ayetiyle hatırlatmada bulunmuştur.
3-HANNE BINTİ FAKUZ’DAN ÇOCUK EĞİTiMİ KONUSUNDA DERSLER   Faruk Hamza
“Hani İmran’ın karısı şöyle demişti: ‘Rabbim! Karnımdakini azadlı bir kul olarak Sana adadım; benden kabul buyur! Şüphesiz hakkıyla işiten, herşeyi bilen ancak Sensin!’ Onu doğurunca… ‘doğrusu ben ona Meryem adını verdim. Ben onu ve zürriyetini kovulmuş şeytandandan Sana sığındırırım!’ dedi. Rabbi onu hüsnü kabul ile kabul etti ve onu güzel bir bitki gibi yetiştirdi; ve onu Zekeriyya’nın himayesine verdi…”(Âl-i İmran: 35-37)
4-Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olamazsınız-2   A.Kuddus Yalçın
Ebû Hureyre radiyallahu anh’den, Resulullah sallallahu aleyhi ve sellem’in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:
“Adamın biri, bir başka köydeki (din) kardeşini ziyâret etmek için yola çıktı. Allah Teâlâ, adamı gözetlemek için onun yolu üzerinde bir meleği görevlendirdi. Adam meleğin yanına gelince, melek:
- Nereye gidiyorsun? dedi. Adam,
- Şu (ileriki) köyde bir din kardeşim var, onu ziyarete gidiyorum, cevabını verdi. Melek:
- O adamdan elde etmek istediğin bir menfaatin mi var? dedi. Adam:
- Yok, hayır, ben onu sırf Allah rızası için severim, onun için ziyâretine gidiyorum, dedi. Bunun üzerine melek:
- Sen onu nasıl seviyorsan Allah da seni öylece seviyor. Ben, bu müjdeyi vermek için Allah Teâlâ’nın sana gönderdiği elçisiyim, dedi.” (Müslim)
5-Hikmet Pınarı   
Gerçek hürriyet Hakk’a köleliktir.
(Hz. Ali R.a)
Ne kadar bilirsen bil, söylediklerin karşındakinin anlayabileceği kadardır.
(Mevlana)
6-REHBER PEYGAMBER YESRİP YOLUNDA   M.Bahaddin Temel
Kutlu muhacir kervanı, Yesrib’in mutad gidiş yollarının dışında, uzak; ama selametli olan sahil yolundan ilerliyordu. Normal yollar tamamen müşriklerce tutulmuş ve Sevgili Peygamber ile arkadaşının başına yüzer develik bir ödül koymuşlardı. Bu nedenle kaskatı kalplere sahip unsurlar bu ödülü almak için adeta yarış halindeydiler. Ama kutlu kervanın koruyucusu Allah, onları koruyordu. Artık bu yüksek güvenlikli duvarı kimsenin aşması mümkün değildi.
7-SORULARLA FIKIH   
Âlemlerin Rabbine hamd olsun, salât ve selam olsun Peygamberlerin sonuncusu Efendimiz Muhammed Mustafa’ya, Onun temiz aile fertlerine, topyekûn ashabına ve sizlerin üzerine…

Zaman zaman bazı Müslümanların, bazı Müslümanları tekfir ettiklerine şahit oluyoruz. İslam’da kimler ve hangi şartlarda tekfir edilir? İnsanları rastgele ve haksız tekfir edenlere karşı nasıl davranmalıyız?
8-MUNACAAT-I UHUVVET   
Hamd âlemlerin Rabbi olan Allah’adır; O Allah ki hidayet rehberi olarak gönderdiği kitabında müminleri kayıtsız ve şartsız kardeşler kılmış, imana dayalı kardeşliği nesebe dayalı kardeşlikten üstün eylemiş ve kendi rızası için birinin diğerini sevmesini amellerin en faziletlilerinden kabul etmiştir.
O Allah ki, Vedud’tur. Sever ve sevilir. Sevgisini dilediğine dilediği surette gösterir. O ki mümin kullarına özel bir sevgi yaratır. O sevgi sayesinde müminler birbiri ile muhabbetleşir, kardeşliği yaşar. O muhabbet ve kardeşlik dünyayı bir gülistana döndürür.
9-EN KÂRLI TİCARET   M.Beşir Varol

Allah’a lâyıkıyla hamd, Fahr-i Kâniat’a, âline, ashabına ve etbaına salât ve selam olsun.
Mü’min ve mü’mine kardeşlerim! Biraz da dünyada ve insanın hayatında en kârlı ticaretten başka bir tabirle mal ve can ile cihaddan bahsetmek istiyorum. Yüce Mevla’mızdan niyazımız en mükemmel bir surette bize ve size nasib etsin. O Kerim’dir ve her şeye kadirdir.
10-ÖZÜR DİLERİM KARDEŞİM   
Özür dilerim kardeşim,
Zincir bağlıyor ellerimi,
Demirlerle çevrili yattığım yer.
11-KURBAN (UDHİYE)   
Kurban kesmek müekked bir sünnettir. (Hanefi mezhebinde vaciptir) Kurbanlık için bir yaşını doldurmuş koyun, iki yaşını doldurmuş keçi, beş yaşını doldurmuş deve ve iki yaşını doldurmuş inek kâfi gelir. Bir deve yedi kişi için, bir inek yedi kişi için, bir koyun da bir kişi için yeterli olur.
“Udhiye” Kurban bayramında kurban için kesilen hayvandır. Çoğulu “Dahaya” olup kurban için kesilen hayvanlar demektir.
Kurban bayramında kesilen kurban herkes için müekked (sevabı çok olan) bir sünnetü’l kifayedir. Ev halkından birisi verirse hepsi için yeterli olur. Yani bütün aile fertleri için sünnet hâsıl olur. Ama sevabı sadece kesenedir. Lakin Bacuri’nin de dediği gibi Remeli’nin sözünden anlaşılıyor ki sevabı da hepsinedir.
12-EMANETİ YÜKLENMEK   Adem Gönül
Dört şey sende varsa artık dünyadan kaybettiklerine üzülme:
Emaneti korumak, doğru söylemek, güzel ahlâk ve helâl rızık.” Hz. Muhammed (sa.v)
Müminlerin en önemli vasıflarından biri de ‘EMANETE RİAYET ETMELERİ’ dir. Zira bu vasıf; iman ve emniyet (güven) sahibi olmanın açık alametlerindendir. Çünkü mümin, çevresine güven veren ve herkesin kendisine güvendiği kişidir. Mümin; amel, davranış ve sözleriyle sadakat ve dürüstlüğünü ispatlayandır.
Emanet, emn, eman ve iman aynı fiil kökünden türemiştir. Emn: İç huzuru, korkunun gitmesi, güvencedir.
13-GELECEĞİN GARANTİSİ ÇOCUKLARIMIZ    Ahmet Münir
Hayatın her alanı ve toplumun her kesimine karşı davet görevini yürütecek olan davetçinin, toplumun önemli bir kesimi olan çocukları bu¬nun dışında bırakması beklenemez. Hatta iki se¬bepten dolayı çocuklara öncelik verilmesi ge¬rektiğini söyleyebiliriz:
1) Çocuk, İslam fıtratı üzerindedir ve henüz yaşadığı çağın kirli kültürüyle bu fıtratı bozul-mamıştır. Dolayısıyla çocuğun İslam’ın emirleri¬ne hemen teslim olması daha çok umulur. Çün¬kü onun temiz fıtratıyla İslam tam olarak örtüşmektedir. Bununla beraber yapısında kin, inad ve taassub da yoktur. Enes b. Malik (ra)’in anlat¬tığı şu olay da bu hususu desteklemektedir.
14-ŞEHİT OLANLAR ALLAH’IN EN SEVGİLİ KULLARIDIR HENDEK SAHİPLERİ-4   Ziya Çevlik
Sihirbaz Martil, Kralın odasından gerekli ferman ve bütçeyi alarak çıkmış derhal işe koyulmuştu. Bir an önce ülkenin en zeki çocuklarını toplayacak, onları ince eleklerden geçirdikten sonra da bir tanesini ilerde kendi yerine geçecek şekilde yetiştirecekti
Kral’ın yazdığı özel fermanlar sayesinde sihirbaz Martil insan gücü sıkıntısı çekmeyecek, dilediği kadar insanı bu iş için koşturacaktı.
15-Risalet sona ermiştir, peki ya firavunluk?   Mehmed Göktaş
Bizler peygambersiz dönemin insanlarıyız, bizim zamanımızda peygamber olmadığı gibi, bizden sonra da artık kıyamet gününe kadar bir peygamber gelmeyecek.
Hz. Muhammed Aleyhisselam ile birlikte nübüvvet ve risalet olayı noktalanmıştır. Kur'an-ı Kerim Resûlü Ekrem'in Hatemünnebbiyyin - Nebilerin sonuncusu olduğunu belirtir. (Ahzab: 40) Bunun yanı sıra, Resûlullah (s.a.v) kendisinden sonra gelecek bir resûlden asla söz etmediği gibi, bizim elimizde bugün risaletin sona erdiğine dair sayısız deliller vardır. Ayrıca bütün müminler bu hususta hemfikirdir ve oldukça mutmaindirler.
16-SÖZÜMÜZDE SADIK OLANLARIZ BİZ   Naşit Tutar
Ölümüne bir söz verdik mal ve canlarımızın üzerine ta kalu beladan beri tutmak üzere ahitleştiğimiz… Karşılığında cennet almak üzere, gözlerimizi kırpmadan evlâd’ü ıyalimizi, mal ile mülkümüzü, makam ve ticaretimizi terazinin bir kefesine koymak üzere anlaştığımız bir alışverişin hoşnut âşıklarıyız biz… Bu aşk sarhoşluğuyla bir elimizde kılıç, bir elimizde Kur’an ahdettik yürümeye Allah’a doğru; alacak nefesimiz, akıtacağımız bir damla kanımız oldukça bedenimizde…
17-İNSANA ALTIN TAÇ OKUMAK   İbrahim Dağılma
Yeni doğan, gelişme çağındaki bir bebeğin hareketlerini hiç izledik mi? Onun bütün çabası minik bedenini, etrafında pervane misal duranları ve nesneleri tanımak içindir. Deneme/yanılma yoluyla zamanla varlığı tanır, olanı algılar. Yaşadığı çevre, alakalı olduğu varlık, nesne ya da hassaları tanıma; onlarla ilgili detayları öğrenme merakı insan da vazgeçilmez bir özellik halini almıştır. Bu merakın giderilmesi adına çeşitli yollar, türlü metodlar, farklı girişimlere başvurulmuş. Bu merak sayesinde göklerin enginliği, yerlerin derinliği, fezanın uçsuzluğu keşfedilmiş; sosyal, ekonomik imkânlar iyileştirilmiş; sanat, ilim, kültür alanında baş döndürücü gelişmeler yaşanmıştır. İşte bu merakın giderilmesi, insanın kendini, evreni, yaratılışın özünü ve bundan öte yaratmanın müthişliğini gözler önüne seren İlahi kudreti tanıması ekseninde “OKUMAK” önemli ve gerekli eylem olarak etkisini hissettirmiş.
18-ALLAH’I UNUTANLARIN, ÇAĞLARI -1-    Selahaddin Çelik
Cahillerin saadeti; unutmaktır.” der Fahruddin-i Attar. Aslında bu neyi unuttuğunuza bağlı. Size yapılan bir hatayı, bir kötülüğü unutmak; iyiliktir, ruhunuz için saadettir. Acılarınızı unutmanız, bir rahatlamadır.
En büyük unutma nedir?
Sudayken rahmeti unutmaktır. Binaya bakarken yapanı, gemiye binerken kaptanı veya kişinin annesini ve babasını unutmasıdır. Hatta kendisini unutmasıdır.
19-ŞEYH İZZEDDİN EL KASSAM (1880-1935)   
Tarihte birçok âlim, birçok mücahid ve birçok şehit gelmiş görevlerini ifa ederek Rablerine kavuşmuşlardır. Ama hem âlim, hem mücahit, hem şehit ve hem de geride Allah yolunda mücadele eden mirasçılar bırakmak az kişiye nasip olmuştur. Bu âlimlerden bir tanesi de siyonist israil devleti kurulmadan önce Kudüs ve Mescid-i Aksa için İngilizlerle mücadele ederek bu yolda şehit olan Şeyh İzzettin el Kassam’dır. 19 Kasım Şeyh’in şehadet yıldönümüdür.
20-GENÇLİK, HEYECAN VE HAREKET DÖNEMİDİR   Abdülkadir Turan
Gençlik tabiatı gereği, bir heyecan ve hareket dönemidir. Gence olgunluk yakışır, durgunluk yakışmaz. Genç soğukkanlı olmalı, soğuk olmamalı; donmamalı, donuk olmamalı.
Alışılmış olan; gençlerin koşması, yaşlıların gençlere çok ileri gitmemeleri için, gözden kaybolmamaları için, düşmana avlanmamaları için “Ağır olun!” demesidir.
21-ADANMAK VE TESLİMİYETİN SEMBOLÜ   Zülfükar Fırat
Allah’a ibadet maksadıyla, belirli vakitlerde, belirli özellikleri taşıyan hayvanları, usulüne uygun olarak boğazlamak olarak tanımlanan kurban ibadetinin geçmişi ilk insan, ilk mümin Hz. Âdemin iki oğlu Habil ve Kabil’e kadar dayanır. Arapçada ‘k-r-b’ fiil kökünden türediği kabul edilen kurban lafzı, kelimenin meçhul (edilgen) siğadaki çekiminin masdar kalıbında ‘kendisi ile yaklaşılan şey, yaklaşma vesilesi, yaklaşma sebebi’ anlamında kullanılmış ve bu kelime ile Allaha yaklaşmak için edinilen vesileler kast edilmiştir.
22-KABRİSTAN LEVHALARI   Yusuf Akyüz
O haşmetli gerçeğin en dehşetli mekanı,
Akıbet, her taşında ibretli bir levhadır..
Ölü sanmayın sakın, orda sessiz yatanı,
Kabristanda yaşanan bambaşka bir hayattır..
23-O, SERVERİ ÂLEMDİR   Mücahid Hakseven
Yıldızların, yaratılış şekilleriyle, muntazam vaziyetleri ve nuranî tebessümüyle O’nun haşmet-i ulûhiyetine ve vahdâniyetine işaret ve şehadette bulunduğu, göklerin heyet-i mecmuasıyla, emrine itaat ettiği Allah’a hamd olsun. Serveri âlem Efendimiz ve pak ehli beytine salât ve selam olsun.
24-İSLAMİ MÜCADELEDE HÜRME VE ÖRNEK HÜRME    
İslami mücadelede “hürme’nin” yeri, Adem (a.s)’in yaratılışıyla birlikte belirlenmiştir. Buna göre hürmete layık görülmüş, yeryüzü halifesi ve ilk İslami hareketin lideri olan Adem(a.s)’in bir ”parça” sı olarak var edilmiştir
“Sizi tek bir nefisten yaratan ve ondan da ‘gönlü ona ısınsın diye’ eşini (Havva’yı) yaratan odur.”( A’raf: 189)
Allah‘u Teâla (c.c),ilk insan ve ilk peygamber Adem (a.s)’in yaradılışından hemen sonra eşini de “ondan” var etmiştir: “Onunla gönlü ısınsın” diye… Adem (a.s) “bütün”, ondan var edilen Havva (a.s) ise, bütünden husule getirilen “bütün” ün bir “parça”sı…”Bütün” ve “parça” nın birbirleriyle bütünleşmeleri oranında bütünün “gönlü ısınacak”, hoş olacak, huzur ve sükun bulacak; güçsüz anlarında “parça” ona güç olacak. İslami mücadelenin beraberinde getireceği sorumluluk; sıkıntı ve zorluklar kolaylığa dönüşecek. Böylece zorlu ve uzun bir hayat imtihanı maratonunda yalnız olmayacak; ”parça”sından alacağı destek ve “gönül ısıtma” mekanizması boyutlarıyla gücüne güç katacak, geleceğe güvenle korkmadan adım atabilecek.
25-Siyonistler Niçin Şimdi Mescid-i Aksâ’yı Basma Girişiminde Bulundular?   
Mescid-i Aksâ’ya baskın girişimi karşısında hepimize öfke ve rahatsızlık hâkim olması gerekir. Fakat aynı zamanda öfkeli âhımız ve kanayan yaramız bize sorulması gereken sorulardan, siyonistlerin neden şimdi böyle çirkin bir girişimde bulunduklarını sormaktan alıkoymamalıdır. Çünkü israil’de olanların hiçbiri tesadüf değildir ve hepsi gece-gündüz yapılan planların sonucudur. Yukarıdaki soruya cevap verebilmek için, bu büyük olayın gerçekleştiği şartlara bakmamız gerekmektedir.
26-İslami Kimlik ve Kürt Kimliği   Ali Özgür
Sorun: İkisi Birlikte Yasaklandı; Kalıcı Çözüm ise, Yine İkisinin Birlikteliğindedir:

Kürt meselesinde “çözüm arayışları”nın dillendirildiği, bu sorunun bir sonucu olarak öne çıkan PKK’nin gruplar gönderdiği Türkiye’de sürecin nereye uzanacağı, çözüm arayışlarının hangi istikamette karar kılıp nasıl sonlanacağı merak konusu.
Ancak gelinen nokta itibariyle “çözüm arayışı”nın PKK’nin tasfiye edilmesine odaklandığı da ortadadır.
27-SAHİPSİZ DAVAMIZ   
Muhabbet, mağrifet ve merhamet hazinesi olan Rabbime, Üsve-i Hasene ve en büyük eğitimci olarak gönderdiği Habibine sonsuz salât ve selam olsun.
Her gün dünyanın bin bir türlü halleriyle karşılaşıyoruz. Kimileri zevkü sefa sürerken, kimileri için de aynı dünya sıkıntılı ve zorlukların yaşandığı bir dünya oluverir. Önemli olan zor anlarımızda her zaman dipdiri, taze, canlı azalmayan, daima, çoğalan bir ümidimizin yaşamasıdır içimizde...
Tüm Ayet ve Hadisler >>
Kur'an - ı Kerim
İlahiler
Filistin ağlıyor video
Kitap tanıtımı
Tefsir
- Fızilal-i Kur'an
- Elmalılı Tefsiri
- Furqan (Mealler)
Hadis
- Kutub-i Sitte
- Riyaz'üs Salihin
- Sahih-i Buhari
Risale-i Nur
İslam Tarihi
- Asım Köksal-İslam Tarihi
- Asım Köksal Peygamberler Tarihi
- Hayatüs sahabe
Fıkıh
- Büyük İslam İlmihali
- Büyük Şafii Fıkhı
Muhtelif
- Dualar ve Zikirler
- Miladi - Hicri Takvime Çevirme
- Sözlük

* Bu bölümden istifade etmek için lütfen dosyaları bilgisayarınıza kaydedin
- Radyolar
- Gazeteler
- Çocuklar İçin
- Haber siteleri
- Dergiler
- Lüzumlu siteler
- Muhtelif
 Copyright Inzar Dergisi 2007                       Yavuz Selim mh. Mehmetçik sk. no:71 kat:1 Esenler/Istanbul Tel:(0212) 610 25 80 Fax:(0212) 610 25 81