• İnzar Dergisi - Temmuz 2014
  • İnzar Dergisi - Haziran 2014
  • İnzar Dergisi - Mayıs 2014
  • İnzar Dergisi - Nisan 2014
  • İnzar Dergisi - Mart 2014
  • İnzar Dergisi - Şubat 2014
  • İnzar Dergisi - Ocak 2014
  • İnzar Dergisi - Aralık 2013
  • İnzar Dergisi - Kasım 2013
  • İnzar Dergisi - Ekim 2013

Tarihte Bu Ay - Kasım 2013

16-11-2013 0 Yorum Tarihte Bu Ay

Tarihte bu ay... Ekim ayında vuku bulan ve hafızalara kazınan olaylardan bazıları...

Fitne Şebekelerinin Arzuladıkları Eylem, Birçok Cana Mal Oldu (05 Kasım 2010)

Küfür şebekeleri, tarih boyunca Müslümanlar arasındaki tefrikadan nemalanmış ve Müslümanlar arasındaki çatışmaları körüklemek için ellerinden geleni yapmaktan geri durmamışlardır. Bu durum çokta şaşırtıcı ve beklenmeyen bir durum değildir. Şaşırtıcı olan, Müslümanların bu oyunlara alet olmasıdır.

5 Kasım 2010, Pakistan’da Cuma namazı sırasında camiye gerçekleştiren intihar saldırısında 66 kişi feci şekilde can verirken onlarca kişi yaralandı. 11 Kasım 2006’da Keşmir’de camide meydana gelen patlamada üç kişi canını rabbine teslim ederken onlarca kişi yaralandı. Allah’ın evinde, Allah’ın misafirlerine kast edecek kadar gözü dönmüşlerin şerrinden Allah’a sığınırız.

Mürtet Çeteler Bingöl’de Camiye Saldırdılar (25 Kasım 1993)

İslam davetinin güneşi, Kürdistan’ın sarp dağlarından yeniden bir güneş gibi doğunca karanlıkta yaşayan, boşlukta olan birçok kişi bu davetin saflarına doğru koştu.

Önceleri avamî bir hayat yaşayan Şehit Ziya, bir arkadaşının ölümü vesilesi ile İslam daveti ile tanışır. Bundan sonra adeta aradığını bulmuşçasına ömrünü İslam’a adayarak yaşamaya başlar. Kendi köyünde çok sevdiği arkadaşı Süleyman Berdibek ile beraber Kur’an dersi vermeye başlarlar. İslamî tebliğ faaliyetlerinde bulunur. Bir süre sonra yakalanan Ziya, dört ay zindanda kalır. Zindandan çıktıktan sonra davet hayatına deha bir hız vererek devam eder. Bu durum mürted örgütün çetelerinin gözüne batar. Mürted örgüt çeteleri, 25 Kasım 1993 günü camiye saldırı düzenlediler. Saldırıda saldırganlardan dördü cehenneme yuvarlanırken Ziya, çok sevdiği davet arkadaşı Süleyman Berdibek’le beraber şehit olurlar. Şehit Ziya, Bingöllü olup şehid olduğunda yirmi iki yaşındaydı.

Irak Kan Gölüne Döndü (04 Kasım 2010)

İslam coğrafyasının kan ağlamasına sevinen küfür şebekeleri, her gün duydukları yeni katliam kokan eylemlerle daha bir seviniyorlar. Irak’ın başkenti Bağdat’ta meydana gelen bombalı saldırılarda seksen kişi ruhunu Hakka teslim ederken 200’den fazla kişi de feci bir şekilde yaralandı. Hedefte olan kişilerin Şii veya Sünni olması önemli değildi. Elem verici olan, ölenlerin Müslüman olması ve faillerin bunu İslam adına yapmasıydı.

NATO Uçakları Ölüm Kustu (01 Kasım 2006)

ABD’nin Afganistan’ı işgalinden geçen her gün beraberinde yeni katliam haberlerini getiriyor. Sivil vatandaşlar, militan denilerek bombalarla katlediliyor. NATO uçakları direnişçi diye saldırdığı on iki kişiyi katletti. Bir hafta öncede aynı NATO; bir yerde 55, bir başka yerde de 140 kişiyi uçaklarla bombalayarak katletmişti.

Çeçen Mücahitler Rus Askerlerine Operasyon Düzenledi (11 Kasım 2006)

Son zamanlarda bilinçli olarak unutturulmaya çalışılan çeçen direnişi, Ruslara diz çöktürmüştü. Çeçen Komutanlarından Emir Ebubekir Elmuradov ve beraberindeki direnişçiler, Rus askerleri ile Şali Grozni bölgesinde çatışmaya girdi. Rus askerlerden yirmi kişi öldürüldü. Birçok askeri araç tahrip edilerek kullanılmaz hale getirildi. Öte yandan aynı gün farklı noktalarda düzenlenen operasyonlarda 18 Rus askeri öldürüldü.

PKK Kendisi gibi Düşünmeyen Kürtlere Hayat Hakkı Tanımıyordu (24 Kasım 1989)

Nasıl kurulduğu şaibelerle dolu Marksist Leninist örgüt PKK, Kürdistan’da cirit atıyordu. Bir ahtapot gibi halkın üzerine çökerek kendisi gibi düşünmeyenleri anında infaz ediyordu. 9 Kasım 1989’da Batman’ın Bekirhan beldesinde dokuz, 24 Kasım 1989’da yüksekova İkiyaka Köyü’nde yirmi bir, 15 Kasım 1989’da Şirvan’da üç, 7 Kasım 1992’de Cizre’de yedi, 10 Kasım 1992’de Hani’de dokuz, 14 Kasım 1992’de Bismil’in Bademli Köyü’nde üç, 15 Kasım 1992’de Iğdır Ortaalişan’da dört, 19 Kasım 1992’de Aydınlı Köyü’nde üç, 6 Kasım 1993’te Muş Yenikent’te dört kişi Marksist örgüte muhalif düşündükleri için öldürüldüler. Öldürülenlerin tamamı Kürt’tü. 7 Kasım 1993’te Cizre Yatılı Bölge Okulu basılarak üç küçük öğrenci, 8 Kasım1993 Uludere İnceler Köyü’nde beş, 22 Kasım 1993 Bingöl Yedisu’da beş, 27 Kasım 1993’de Ahlat’ta dört kişi bu terörist mürted örgüt tarafından kurşuna dizilerek katledildi.

Şapka İnkılâbına olan tepki idamla neticelendi (24 Kasım 1925)

Avrupalıları silah ve süngüyle ülkelerinden kovan Müslüman halk, savaşın yorgunluğu içerisinde iken yeni Cumhuriyet, Avrupai kültürü halka dayattı. Bu dayatmalardan bir tanesi olan Şapka Devrimi 24 Kasım 1925’de henüz tasarı aşamasında iken Erzurum’da halk bu anlaşılmaz tasarıya karşı sokağa döküldü. Valinin kapısında toplanan Halk “Biz Gavur memur istemeyiz” diye slogan attılar. Cumhuriyetin bekçileri buna karşılık Erzurum’da sıkıyönetim ilan ettiler ve jet hızıyla sadece Erzurum’da 30 kişiye idam cezası verdiler. 25 Kasım 1925’te Şapka Kanunu Meclis’ten geçerek kanunlaşırken Rize’de bu ve benzeri dayatmalara karşı gösteriler yapıldı. Göstericilerden 8 Müslüman’a idam cezası verildi. 28 Kasım 1925’te bu kanun yürürlüğe girdi ve bununla başta memurlar olmak üzere herkes şapka giymek zorunda kaldı. Hemen akabinde 30 Kasım 1925’te İslamî edep ve ilim kaynaklarından biri olan Tekke ve Zaviyeler kapatıldı.

Şapka Kanunu çıkmadan önce İskilipli Atıf Hoca ‘Frenk mukallitliği’ adlı bir kitap yazmıştı. Cumhuriyetçiler, Şapka Kanununu engelliyor diyerek kitabı toplamakla yetinmeyip Atıf Hoca’yı da idam ettiler.

Wikileaks Belgelerinin Açıklanması (29 Kasım 2010 )

ABD’nin dünyada iki yüz yetmiş civarında elçiliği vardır. Bu elçiliklerin ABD ile olan yazışmalarını Wikileaks adlı internet sitesi ele geçirerek yayınladı. Dünya medyasının gündemine bomba gibi düşen haber, adeta deprem etkisi yaptı. ABD elçilikleri; yakın tarihte geçmiş savaşlardan bugüne kadar olan durumları, iktidarların, zenginlerin, görebildikleri bütün kesimlerin meziyetlerini, zaaflarını, temayüllerini hâsılı kelam bütün durumlarını rapor etmişlerdi. Belgelerin nasıl sızdırıldığı veya ne amaçla sızdırıldığı tabii ki çok önemli ve sorgulanması gereken bir konu. Ama kesin ve net olan şu gerçek ortaya çıktı ki ABD’nin bütün ülkelerdeki elçilikleri, adeta birer casus yuvası gibi çalışıyor ve işbirlikçileriyle sürekli fiskos halindedirler. İşin ilginç ve dikkat çekici yönlerinden biri de şu ki ülkelerdeki muhalefetler veya zıt kutuplar birbirlerinin zaaflarını gördüklerinde olabildiğine haykırarak halkın karşısında dile getirirler. Ama burada kimse kimseyi dikkat çekici bir şekilde eleştirmedi ve bu konuyu dile getirmedi. Kanaatimizce bu sepette birçok kesimin kirli çamaşırı vardı. Kimse fazla karıştırmaya yanaşmadı.

Hüseyin Arıç’ın Şehadeti (7 Kasım 1993)

Kürdistan’da yaşayan halkın İslami hassasiyetlerinden kimsenin şüphesi yoktur. Ancak sistem tarafından asimile edilmeleri yolunda kendilerine türlü türlü zulümler yapıldı. İnsani ve İslami hakları gasp edildi. Bu nefretin birikintisiyle halk, zulme karşı duran bir başka zulüm birikintisini kurtarıcı gibi görmeye başladı.

1962’de İdil’in Bereketli Köyü’nde doğan Hüseyin, askere gidip geldiğinde kendi köyünün çok değiştiğini gördü. Hüseyin, İslami hassasiyetlerinden dolayı köyden hicret eder. Geldiği İdil ilçesinde İslami camianın saflarında İslami çalışmalara başlar. Yakınları tarafından yalnızlığa bırakılması onu davasından geri bırakmadı. Bir müddet sonra İslami çalışmalar için tekrar köye döner. Kısa bir sürede sabrın bereketini görmeye başlar. Bunu hazmedemeyen mürtedler geceleyin uzun namlulu silahlarla köye saldırırlar. Hüseyin Arıç, 7 Kasım 1993’te otuz iki yaşında şehit olarak rabbine rücu eder.

Abdulkadir Selçuk’un Şehadeti (9 Kasım 1993)

Ruh gıdaları nefret ve kin olan nifak şebekelerinin tefekkürü, anlık ve ortama göre şekil ve rotasını alır.

1970 Diyarbakır doğumlu olan Abdulkadir, liseye kadar olan eğitimini burada aldı. Henüz küçük yaşlarda ailesinin geçimi için çeşitli işlerde çalıştı. Gencecik yaşında Amed’in sokaklarında İslami daveti sahiplenmenin ateşten gömlek olduğu zamanlarda o, Mus’ab bin Umeyr gibi daveti omuzladı. Muhaceretleri göğüsledi. Haset ve nefsin esiri kendini bilmezler, Abdulkadir’e suikast düzenlediler. Abdulkadir Selçuk, 9 Kasım 1992’de aldığı kör kurşun yaraları ile şahadet şerbetini içti.

Kirli İlişkileri Deşifre Eden Susurluk Kazası Meydana Geldi (3 Kasım 1996)

Balıkesir’in Susurluk ilçesinde meydana gelen trafik Kazsında Abdullah Çatlı, İstanbul Emniyet eski müdürü Hüseyin Kocadağ ve güzellik yarışmalarına katılan bir bayan öldü. Kaza geçiren kişilerin üzerinde ve arabanın içinde çeşitli suikastlarda kullanılan birçok silah ve devlet-mafya-aşiret ilişkilerini deşifre eden dokümanlar ortaya çıktı.

Dersim İsyanın Bastırılması (18 Kasım 1937)

Yeni Cumhuriyetin kurulması ile birlikte Dersim için özel kanunlar çıkarıldı, askeri valiler tayin edildi. Buna dayanamayan halk, yönetime isyan ettiler. Avrupai Cumhuriyetçiler harekât başlattılar, Dersimin dış dünya ile ilişkisini kestiler. Köprüler yıkıldı. Telefon hatları koparıldı. Sabiha Gökçen adlı bayan pilotla bölge bombardımana tabii tutuldu. Ardından kara harekâtı başladı. 15 Kasım 1937’de harekâtın önde gelenleri, başta Seyit Ali Rıza olmak üzere yakalanan altı kişi idam edildi. Binlerce insan katledildi. Resmi rakamlara göre yüz bin kişi sürgün edildi.

Tarihte Bu Ay / İnzar Dergisi – Kasım 2013 (110. Sayı)
 

Tarihte Bu Ay
Yazdır Arkadaşına gönder

Yıldız imi (*) ile işaretlenmiş alanlar gereklidir.